Salı, Mart 22, 2005

Buzdağının Görünmeyen Yüzü

Bugün heyecanlı bir gündü. Web sitem, mail adresim herseyim hacklendi. Neyseki iyi bir hacker'a rastladım ki, aksam sifreleri bana geri verdi. Bugun aslında Pepsi'nin son kampanyasını yazacaktım. Ama, biraz güvenlik den bahsetmek istiyorum. Intenetin getirdiği tehditlerden biri, web sitenizin hackleenmesidir. Ancak bu, buzdağının sadece görünen yüzüdür. Araştırmalar, memnun olmayan müşterilerin 13 kişiye memnuniyetsizliklerini söylediğini ortaya çıkarmış. Ama bu rakam internet öncesi dönemde kaldı. Şimdi memnun olmayan müşteri tek tıkla binlerce kişiye şikayetini iletebiliyor. Planetfeedback.com gibi sitelerle tüketiciler bunu kolaylıkla yapabiliyor. Turkiye'de de bu yolda hızla ilerliyoruz. Sikayetvar.com gibi siteler gitgide daha geniş kitlelere ulaşıyor... Eğer, şikayet haklı ise, bu siteler herkes için iyidir. Peki ya haksızsa... Birçok mail grubuna üyeyim. Ve (hepimize olduğu gibi...) sık sık Carrefour, Coca Cola ve en son da Garanti bankasıyla ilgili asılsız iddalar içeren mailler alıyorum. Bu tip asılsız mesajlar forumlarda, mail gruplarında büyük bir hızla yayılabiliyor. Ve tek bir kişi bile, şirketlere çok büyük hasar verebiliyor. Binlerce insana mesajların kolayca gönderildiği ve bu mesajların doğruluğunun ölçülemediği online dünyada, şirketler çok daha büyük bir tehdit altındadır. İşte buzdağının görünmeyen yüzü budur. Bazen de şirketinize yönelik öfke siteleri kurulabilir. Mesela ikea ve ford örneklerine bakın. Bu örnekler tek değil. Sizin şirkete karşı internette asılsız haberler çıkarsa veya bu tip öfke siteleri kurulursa ne yapmayı düşünürsünüz? Önleyici önlemleriniz ne olabilir?

2 yorum:

Eylül Ataklı dedi ki...

Buna karşı bir şeyler yapmak oldukça zor. Akla gelen en iyi yöntem şirketlerin, müşterilerine daha yakın olması, daha açık davranması olabilir. Aynı zamanda internetteki forumlar, mesajlar vb. alanlar sık sık kontrol edilmeli ve yanlış açıklamalar yapılan duyurularla düzeltilmeye çalışılmalı.
Internetteki bilgi akışının çoğalması sadece şirketleri değil devletleri de ilgilendiren bir konu. Bu konuda bazı devletler sansür (Çin gibi) internete sansür uyguluyor. Gün gelir büyük şirketler de internete sansür uygulamaya kalkabilirler. Aslında internet güvenliği ve bilgi akışı gelecekte tartışılacak en büyük problemlerden biri olacak. Nedense bana şirketler sansür uygulama yöntemini kullanmaya kalkışırlar gibi geliyor; böyle bir hata yapmamalarını umuyorum.

Mehmet Doğan dedi ki...

Internet buyuk bir market. Bu herkes icin gecerli. Hem iyi niyetli kisiler hem de kotu niyetli kisiler icin. Sanirim, gercek dunyadan bir farki yok. Kosebasi bakkalinda, iyi niyetle gercek ciftlik yogurtu satan bir esnaf ile kapiniza gelip size yanmis, kesilmis yogurt satan kisi (basima geldi) gercek dunyadan; size gercek ve durust bilgi ulastiran bir blog yazari ile sizden kredi karti numaranizi calmak icin email yollayan kisi ise sanal dunyadan ornekler. Bunlarin onune gecmenin maalesef bir yolu yok. Bu Turkiye'de sanal kanunlarin sekillenmedigi bir donemde yapiliyor, Amerika'da yuksek bir yaptirimi olan kanunlar karsisinda da devam ediyor. Yapilacak tek sey, tuketiciyi ve kullaniciyi bilgilendirmek, egitmek. Ayrica, kanun yapim sureclerine uzmanlari dahil etmek. Yurtdisi ornek ve modellerini incelemek.